Son Dakika
24 Nisan 2014 Perşembe

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu Açıklaması

“(İnternet düzenlemesi) TİB Başkanına yetkiyi verip ondan sonra ‘Bunu yargıya sunsun, yargı da duruşma yapmaksızın karar versin’ dediğinizde, bu olayların ezici çoğunluğunda, zaten sıcağı sıcağına verilmesi gereken haberler sansürlenecek demek” “(Demokratikleşme paketi) Gizli tanıklığın kaldırılması,

11 Şubat 2014 Salı, 21:33
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Feyzioğlu Açıklaması

Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, internet düzenlemesine ilişkin, “TİB Başkanına yetkiyi verip ondan sonra ‘Bunu yargıya sunsun, yargı da duruşma yapmaksızın karar versin’ dediğinizde, bu olayların ezici çoğunluğunda, zaten sıcağı sıcağına verilmesi gereken haberler sansürlenecek demek” dedi.

Feyzioğlu, Antalya Sanayici ve İşadamları Derneğinin (ANSİAD), bir otelde düzenlediği toplantı öncesi gazetecilere yaptığı açıklamada, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK), bağımsız bir kurul haline gelmesi için Anayasa Değişikliği taslağı verdiklerini ve bu konuda doğru soruyu sorarak işe başlamak gerektiğini söyledi.

Siyasilerin doğru soruyu sormadığını savunan Feyzioğlu, şöyle devam etti:

“Siyasiler, ‘Yargı kime, nasıl bağımlı olsun’ sorusuyla birbirlerine giriyor. ‘Yargıyı nasıl tarafsız ve bağımsız kılarız’ sorusuyla başlangıç yaparsak bunun için durup durup kıtaları bir daha keşfetmeye gerek yok. Önümüzde Venedik kriterleri var, Avrupa Konseyinin değerler sistemi var, Avrupa Birliği (Ab) var, Kopenhag kriterleri var. Bütün bunları alt alta koyduğunuzda, ‘Nasıl hakimleri savcıları bağımsız kılarız’ noktasından alırsak sizi temin ederim ki bir haftalık iştir ama ‘Nasıl bağımlı kılarız’ diye uğraşırlarsa işte o zaman tabii anlaşılamaz.”

İnternetle ilgili düzenleme

Feyzioğlu, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül‘e, internetle ilgili düzenlemeyi veto etmesi talebiyle bir dilekçe sunduklarını anlattı. Bu dilekçenin, Cumhurbaşkanlığı sathında incelendiğinden emin olduğunu bildiren Feyzioğlu, şunları kaydetti:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) 2012 tarihli bir kararında internet konusunda ‘Ne yapılması gerekir’ diye yazıyorsa bu yasada tam tersi yapıldı. Avrupa Konseyinin değerler sisteminde, internete sansür getirmek istemiyorsak bu yasayı AİHM‘ye uygun çıkartmak zorundayız. Son derecede kolay bu. Bütün yapılacak şey; yetkiyi Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) Başkanından almak ve 24 saat içerisinde karar verecek bir yargısal mekanizmayı kurmak. Bu kadar basit bu. Bunu yapmak yerine TİB Başkanına yetkiyi verip ondan sonra ‘Bunu yargıya sunsun, yargı da duruşma yapmaksızın karar versin’ dediğinizde, bu olayların ezici çoğunluğunda, zaten sıcağı sıcağına verilmesi gereken haberler sansürlenecek demek.”

Demokratikleşme paketi

Yeniden yargılamayı da ilgilendiren demokratikleşme paketinin çalışmalarına başlandığını aktaran Feyzioğlu, komisyonda yönetim kurulu üyeleriyle temsil edildikleri bilgisini verdi.

Feyzioğlu, iktidara mensup milletvekillerinin sunduğu teklife yönelik halkın ve hukukçuların beklentilerini karşılayacak şekilde zenginleştirecek önerileri de somut olarak yazdıklarını dile getirerek, “Bunları da yarın hem Cumhurbaşkanı hem Başbakan hem de siyasi parti liderleriyle paylaşacağız, göndereceğiz. Daha sonra ihtiyaç olursa kendileriyle de görüşürüz” ifadesini kullandı.

Paketin içeriğindeki en önemli hususun gizli tanıklığın kaldırılması olduğunu vurgulayan Feyzioğlu, bunun bu şekliyle dünyanın hiçbir ülkesinde uygulanmadığını öne sürdü.

Telefon kayıtlarına dayanan, başka hiçbir delil olmaksızın mahkumiyet kararına izin veren bir mevzuata artık demokratik bir ülkede yer olmadığını söyleyen Feyzioğlu, “Telefon dinleme kayıtlarının sadece yan delil olmasını sağlamamız lazım. Biz hukukçular da bunu yakından yaşarız. Polis, maalesef Türkiye‘de şu uygulamayı yapar; dinler, dinler, dinler, ondan sonra kes-yapıştır modeline başlar, araları keser, istediği kısmını birleştirir. Dolayısıyla öyle bir birleştirme ortaya çıkar ki onu okuduğunuzda siz bile ‘Vay ben neler demişim’ dersiniz. O yüzden sadece telefon tapeleriyle mahkumiyet kararları çağdaş dünyada olmaz” değerlendirmesinde bulundu.

Metin Feyzioğlu, bir gazetecinin, “Gizli tanıklık ve telefon tapelerinin tek başına delil olmaması, Ergenekon gibi davaları nasıl etkiler?” sorusuna, “Gizli tanıklığın kaldırılması, telefon tapelerinin tek başına delil olmaması, dijital verilerin tek başına delil olmasının yasaklanması, önemli görülen davaların ezici çoğunluğunda yeniden yargılama ve bozma getirecektir. Çünkü bunlar haksız, adil yargılamadan uzak yargılamalardır” yanıtını verdi. – Antalya

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayınlanmayacak.

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>